Sarıyar Kasabası Tanıtım Web Sitesi

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Sarıyar Kasabası Düğün Ve Yöresel Oyunlar

Sarıyar Kasabası Düğün Ve Yöresel Oyunlar

Tarih 17 Eylül 2009, 09:10 Editör Mehmet SÖKMEN

Namazından çıkanlar önlerinde imam ve güveyle

SARIYAR KASABASI GELENEKLER VE KÜLTÜR DÜĞÜN VE YÖRESEL OYUNLAR
Sarıyar Baraj Gölünde Sabah
Fotoğraf : Durhan GÜLHAN
Sarıyer Baraj Gölünde harika bir gezinti keyfini yaşamanız Sarıyar Kasabasını ziyaret etmenizden geçer. Baraj Gölünün nefis güzellikleri, sadece göl alanı olmakla kalmaz, zengin çeşitlilik içeren orman örtüsü sizlere doğal av ortamı sunar, kanyonlarda doğa harikaları olan oluşumları görmeniz olasıdır.
SARIYAR KASABASINDA GELENEKLER VE KÜLTÜR (DEVAM)
Namazından çıkanlar önlerinde imam ve güveyle birlikte tek bir getirerek oğlan evinin önüne gelirler. Okunan duadan sonra, güvey öndeki büyüklerin elini öpüp koşar adımla uzaklaşırken kapı eşiğine yakın olan biri tarafından sırtına bir yumruk atılır. Güvey merdivenlere konan bir tası tekmeleyerek gelinin bulunduğu odaya girer. Bu sırada içeride bulunan gelinin sağdıcı, duvaklı olan gelini kaldırıp güveyle namaza durdurur ve odadan çıkar. Güvey odaya girdiğinde yakınlarından biri iki el silah atar.Aşağıda bulunanlar özel kokular ve boyalardan hazırlanan şerbeti içerek dağılırlar.
Yaşlı Nine Örgü Örmekte
Fotoğraf : Durhan GÜLHAN
DUVAK
Sabah ezanında kalkan gelinle güvey önce evde kilerin ellerini öperler. Sonra da yakın hısım akrabaların evlerine baş dünürşüyle birlikte gidip el öperler. El öpme de gelinle damada para verilir.Onlarda bağlanan bohçayı yanlarında götürerek verirler. Bohçaya dokunan bezlerden yapılan dizlik,göynek,entari, çember gibi çamaşırların yanı sıra işlenen çevre, yazma gibi giysiler konur. Gelin olana kadar başındaki yazmasını boynunun altından bağlayan kız, duvak sabahı başındaki örtüyü yaşmak atar.Köy yerinde bir genç bayanın kız mı gelin mi olduğu baş örtüsünü bağlayışından bilinir.Gün ağarırken çalgılar son kez gelip düğün evi önünde çalarlar. Toplanan gençler damadı,kadınlarda gelin odasın da gelini oynatırlar.Gelin oyun dışı kaldığında duvağıyla
KIZ ENSESİ OĞLAN ENSESİ SARIYAR'DA DÜĞÜN ÖZETİ
Düğünün üzerinden bir hafta geç tiğinde oğlan evi,kız evine yemeğe gider. Damadın konuşması için kayınpeder söylemelik verir, söylemelikle birlikte güveyde konuşmağa başlar. Söylemelik koyun,keçi yada sığır olabilir Bir hafta sonra kız tarafı bu ziyarete karşılık verir. Buna da oğlan ensesi denir Sarıyar merkezinde de düğün olayı hemen hemen köy örneklerinde olduğu gibi başlar ve sona erer. Köyden farklı yaşanan bazı olayları burada değineceğim.
KOÇ GÖNDERME DAMAT TRAŞI ÇEYİZ ASMA
Nişanlılık dönemi kurban bayramına rastlarsa Sarıyar merkezinde ve Çayırhan tarafında oğlan evi kız evine kurbanlık bir koçu süsleyerek bayram akşamı götürür. Gelin hamamı: Perşembe günü gelin çıkacaksa çarşamba günü gelin hamamına gidilir. Gelin oğlan evinin kadınları tarafından yıkanır. Bu esnada ha mama gelenlerden para alınmaz. Güvey, gelin alma günü sabahı arkadaşlarıyla birlikte davulcular eşliğinde berbere gelip tıraş olur. Tıraştan sonra yine topluca hamama gidilir. Yıkanan damat düğün elbiselerini giyer ve baba evine döner. Gelinin gelmesini bekler. Son yıllarda ne gelin ne de damat hamama götürülmüyor. Bu adette kalkmak üzeredir! Perşembe günü gelin alınacaksa çeyiz pazartesi günü asılır.Kızın sandıkta ne kadar eşyası varsa kız evinde bir odaya asılır. Çeyiz gör meye gelenler çeyiz altında tef çalıp oynarlar, çay-kahve içerler. Çeyiz çarşamba günü kına dan sonra toplanır.
BAŞLIK PARASI KINA GECESİ KINA MANİLERİ
Sarıyar'da başlık parası verilmez,başlık parasının yanında çok sembolik diyebileceğimiz yüz görümlüğü verilir. Gelin alma gününün gecesi damada yakılacak kınayı almak, geline yakılacak olan kınayı da götürmek üzere, eğlenmekte olan erkekler arasından gençler ayrılıp çalgılar eşliğinde kız evine giderler.Kız evi;etrafında mumlar yanan,içinde kuruyemiş ve kınanın olduğu tepsiyi gelenlere verir. Alınan tepsi oğlan evine getirilir.Kına söylenen mani ile damadın serçe parmağına yakılır.Oğlan evinden gelen kına da kıza yakılır.Kına yakmalarda maniler söylenir.Kına yakılırken söylenen maniler:  Kıza kına yakılırken söyle nen maniler :
Dağdan keserler ardıcı
Hani bu kızın sağdıcı
Yarenim kınan kutlu olsun
Bunda dirliğin dadlı olsun
Dağdan keserler cevizi
Hani bu kızın çeyizi
Yarenim kınan kutlu olsun
Bunda dirliğin dadlı olsun
KINA MANİLERİ ÖZDEYİŞLER ÖZDEYİŞLER
Damada kına yakılırken söylenen maniler :
Kınası karılır tasta
Oğlan evi çok heveste
Güveyi kınan kutlu olsun
Evdirliğin datlı olsun
Tuz kabını duzsuz koyan
Koca evi kızsız koyan
Yarenim kınan kutlu olsun.
Ev Dirliğin datlı olsun
Acır yerin başka,acıkan yerin başka. Bu deyim yaslı günlerde söylenir.
Aç durulmaz, boşta durulmaz. Bu deyim de yaslı günlerde söylenir.
Adamın kötüsü eşeği, kadının kötüsü bebeği döver.
Ağalara dert, bekarlara yat günü.
bekar: ağa yanında aylıkla çalışan işçi.
Allah tekrarını göstersin.
Altın eşiklinin gümüş eşikliğe haceti düşer.
Aşta bitmez işte bitmez.
Aval aval bakma.
Bu işin cılkı çıktı.
Ceketini yazın yanına alda, kışın istersen alma.
Diktiği giyilmez, pişirdiği yenilmez:
beceriksiz kadınlar için söylenir.
Eksik etekli, kına ayaklı kadın gecenin bu saatinde nasıl gelecek.
Et ye su iç bal olsun, bal ye su iç yal olsun.
Geç kalmış desinler,geçmiş olsun demesinler.
Gevrek gevrek gülmek.
Göz var izan var: belli apaçık.
Kös kös geliyor: Yavaş yavaş geliyor.
Lom lom konuşma.
Su gibi ömrün olsun, düğünün güzün olsun.
Topala yol, kekece laf yetmez, kekec: kekeme.
Yazın taşa, kışın yaşa oturma.
Yemekten sonra ya kırk adım atmalı, ya da sırt üstü yatmalı.
Yemedim yedirdim, içmedim içirdim.
Yemekte yumakta biter mi?
Özdeyiş: bir düşünceyi kısa ve özlü olarak anlatan söz, vecize
OKUNCULAR GELİN ALMA GÜNÜ GÜVEY DÜZME
Düğüne köy dışından gelen konuklara (davetlilere) okuncu denir.Bunlar köy yakınına geldiklerinde silah atarak gelişlerini haber verirler.Oğlan evinden bu durumla ilgilenen biri çalgıcıları alıp gelenleri karşılar,kalacakları eve kadar getirir.Konuklar kendilerini karşılayan çalgıcılara bahşiş verip konaklarına çıkarlar. Düğüne davetli konukların getirdikleri hediyeye duru denir.1970'lerden önce duru olarak daha çok bakır sahan ve bakır tencere gönderilirdi. Gelen sahan ve tencereler ileride kullanılmak üze re gelin odasındaki sergen'e(rafa) dizilirdi.İhtiyaç oldukça oradan alınır kalaylatılır kullanılırdı. Günümüz de duru olarak,çok çeşitlenen mutfak gereçleri ya da aksesuar türü şeyler gönderilmektedir. Sabah düğün evine bayrak dikilir.Ayrıca,seğmenler içinde iki adet,ucuna çevre bağlanmış elde taşınabilir sopa hazırlayıp bayrak direğinin yanına dikerler.Düğün boyunca,bilhassa gelin alma günü tüm köy halkı özellikle gençler en yeni elbiselerini giyerler.Genç kızlar,köyün orta yerindeki çeşmeye yeni giydikleri fistanlarıyla salına salına suya gidip gelirler.Çeşme başında dakikalarca lafladıkları olur. Öğleden evvel kuşluk vakti başlarında boş sini taşıyan iki kişiyle sık sık av tüfeği patlatan bir er kek çalgılar eşliğinde kız evine giderler.Güveyle sağdıcın boş sinilere konan iç çamaşırlarını alıp oğlan evi ne getirirler.Buradan da iç çamaşırlarının yanına konan elbiseleri de alarak,güvey, sağdıç ve birkaç kişiyle camiye gidilir.Güvey ve sağdıç camide bulunan yaşlılar ve imam tarafından tepeden tırnağa dua edilerek giydirilir.Damatla sağdıç orada bulunanların elini öperler.Dışarıya çıkıldığında tepsideki çerezi cami kapısında toplanan çocuklar kapışır.Gelişte olduğu gibi yine çalgılar eşliğinde oğlan evine dönülür.Güvey, anasından başlayarak evde bulunanların ellerini öper,sonra da kahveye giderek orada bulunanlarla tokalaşır.
SARIYAR DÜĞÜNLERİNDE ÇALINIP OYNANAN OYUN HAVALARI
Nallıhan,Ayaş,Beypazarı gibi ilçelerin müziği Ankara'nın diğer ilçelerininkinden farklıdır. Buralarda halay havalarına rastlanmaz. Bozlak tipi uzun hava da yoktur. Karşılamalar vardır.Meşeli türküsü aynı zamanda bir oyun havasıdır.Kadınların söylediği,tef eşliğinde okunan ezgilerde ritm çok güçlüdür.Bu yöre de üç boğumlu dillikaval çalınmaktadır.Bir kavalın boyu 33+33+24=90 cm gelir.Erik ağacından yapılır.Çiçekdağ ve Meşeli kavuşturmaları, Zeybek,Cezayir,çeşitli koşmalar, karşılamalar Nalkalım oyunları en yaygınlarıdır.Oyuncular halka olup diz çökmüş biçimde yürürler,sonra Nalkalım yavrum halkalım,hepimiz birden kalkalım, diye bağırılıp ayağa kalkılır ve oyun ayakta sürdürülür.Sarıyar'daki halaylar birisinin elinde ortaya men dille çıkmasıyla başlar,çevre dekiler hemen bu kişinin ardına takılır.Ankara yöresinin en yaygın ezgileri şunlardır:Meşeler güvermiş,Misket, Meşeli,Hüdayda,Oyalı Yazma,Su Sızıyor,Karpuz Kestim,Name Gelin,Kalenin Bedenleri,Zühdü,Yandım Şeker, Bahçelerde İğde,Cezayir,Nalkalım.Ankara yöresinin oyunlarını zeybekler ve düz oyunlar diye iki gurupta ele alabiliriz.Ankara düz oyunları figür itibariyle,birbirine çok yaklaşıktır ve hepsi de ayak oyunları ile süslenmiştir.Ankara'nın popüler ve çok sevilen misketiyle düz oyunlarından bazıları.
HÜDAYDA
Ankara'nın en eski,tarihi bir oyunudur. İsmini yıllarca öncenin Ankara'sında yaşamış, güzel, güzel olduğu kadar işveli, şuh bir dilber olan bahtsız Fatma'nın hikayesinden almıştır. Hüdayda, Ankara'nın çok sevilen bir oyunu olup, adeta milli oyunu haline gelmiştir. Bu itibarla hüdayda denil ince akla Ankara,Ankara deyince akla hüdayda gelir. Hüdayda da diğer oyunlarda olmayan kendisine has bazı hususiyetler vardır. Mesela hüdayda iki kişiden fazla kimse ile oynanmaz. Evvela karşılıklı tatlı bir Terzi Topal Emin'den alındı.Yurt Ansiklopedisi c. l s. 689 kasılma ile ağır ağır (kostak,kostak) gezinmeden sonra oyuna girilir. Sekerek yürürken yapılan ahenkli hareketler hem gözü doyurur, hem de gönülleri fetheder.
MİSKET
Ankara'da yıllarca önce yaşamış hakiki ve ölümsüz bir aşkı terennüm eden misket, yalnız Ankara sazında çalındığı ve söylendiği zaman güzeldir. İsmini aldığı genç kız kadar,güzel ve akıcı olan mis ket düz oyununa,ayak figürleri hakimdir. Üç ile dört kişi tarafından oynanır.Bu oyunda üç hareket esastır, l. Duruş, 2. Yürüyüş, 3.Sekiştir. Efe yavuklusunun oya lı beyaz yazması arasında kızaran yanaklarını misket elmasına benzettiğinden ona bu güzel ismi vermiş. (Misket elması Ankara da yetişen küçük fakat çok kırmızı olan bir elmanın adıdır.)
YANDIM ŞEKER
Düz oyunların en hareketlisi,en kıvrak olanıdır. Yürüme ve sekiş figürlerine, kolların ahenkli hareketi de eklenirse zevkli ve seyrine doyum olmayan bir oyundur. Sazla üç ila dört kişi tarafından oynanır.
NAME GELİN
Eski Ankara efeleri arasında çok sevilen ve daha ziyade yaşlı efelerin oynadıkları name gelin oyunu,sağ ayağın hep beraber yere vurulmasından meydana gelen ahenk, oyuna ayrı bir çeşni ve güzellik verir.Ankara da kadınlar düğünlerde,şerbetlerde,kına gecelerin de ve kendi aralarında tertip ettikleri ferfenelerde kendilerine has güldürücü, eğlendirici oyunlar tertip ederlerdi. Çalgı adetleri sadece def ve kaşıktır. Oyunlarını söyledikleri türkü ve manilerle süsleyerek eğlenirler.
Sarıyar Kasabası Olimpik Yüzme Havuzu.Bu yüzme tesisleri herkese açıktır,yaz mevsi minde Ankara'dan,çevre köy ve kasabalar dan çok sayıda insan buraya akın eder.Bu yüzden yazın Sarıyar nüfusunda adeta pat lama yaşanır.Havuz son derece bakımlı ve temizdir.
Fotooğraf : Bedriye ÇUKUR
Sarıyar Sakarya Nehri Yatağı. Kapaklar Üzerinden Görünüm
Fotoğraf : Mehmet SÖKMEN
Sarıyar Kasabasında Sakarya Nehri Kıyı Sazlıkları Görünümü
Fotoğraf : Yrd. Doç.Dr.Tahir ATICI
 * Sarıyar Kasabası Web Sitesi hazırlanırken metin bölümlerinin %95’i Mesut ŞENER’in NALLIHAN Kitabından alınmıştır.Gösterdiği anlayıştan dolayı kendisine burada teşekkür ederiz.
 * Sitemizi fotoğraflarıyla destekleyen Durhan GÜLHAN,Bedriye ÇUKUR ve Mehmet SÖKMEN’e de ayrıca teşekkür ederiz.
 

Bu haber 368 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yöresel Oyunlar

  • Bu kategoriye henüz haber eklenmedi.

ANKET

Sarıyar İçin Neler Yayınlansın




Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Bu web sitesinin tüm içeriğinin yasal hakları saklıdır. Linkimiz belirtilerek kullanılabilir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi